Sakarya Medya :: Sakarya Haber :: Sakarya Portal ::

Kazan: “Sapanca Gölü kimsenin babasının çiftliği değildir”

Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan, “Sapanca Gölü kimsenin babasının çiftliği değildir” dedi.

Kazan: “Sapanca Gölü kimsenin babasının çiftliği değildir” Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan, “Sapanca Gölü kimsenin babasının çiftliği değildir” dedi. Kazan, Göl suyunun Tüpraş tarafından sanayide kullanımına dair Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada bu ifadeyi kullanırken, davaya müdahil olma taleplerinin mahkeme tarafından reddedilmesine de tepki gösterdi. Baro Başkanı Kazan görülen davayı ve Baro’nun konuyla ilgili görüşlerini şu cümlelerle dile getirdi: “MÜDAHİL OLMA” TALEBİNİN REDDİNE TEPKİ “Sapanca Gölü suyunun Tüpraş tarafından sanayide kullanımıyla alakalı Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya katıldık. Davaya müdahil olmak üzere dilekçe verdik. Ancak mahkeme bu talebimizi reddetti. Bu davaya taraf olmak istiyoruz derken, şunları ifade ettik; hukuku toplum adına koruma görevi Baroların varlık nedenidir.  Bu nedenle mahkemedeyiz. Avukatlık Kanunu’nun 76 nci maddesi Barolara hukuku ve insan haklarını koruma görevi veriyor. Su, en temel insan hakkıdır, dolayısıyla insan hakkını korumak baronun görevi ise, baro da bu davada taraf olmalıdır dedik. “HUKUK SERMAYENİN AMACINA GÖRE ŞEKİLLENİYOR” Hukuk ve demokrasi günümüzde sermayenin hedef ve amacına göre şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Demokrasi ve hukuk toplumsal değer olmaktan uzaklaşarak, özerkliğini büyük ölçüde yitirmektedir. Böyle bir ortamda hukuku koruyacak olan hukukun yapısallığıdır. Hukukun yapısallığı ise sadece mahkemeler değildir. Hukuk yapısı ile toplum arasındaki ilişkiyi sağlayacak tek kurumsal yapının barolar olduğu gerçeğini mahkemenin dikkatine sunduk. Avukatlık Kanununun 76 ncı maddesinin tam da bu noktada Barolara böyle bir görev verdiğini ifade ettik, ama maalesef mahkeme buna rağmen talebimizi reddetti. “YURTTAŞLAR AV GİBİ GÖRÜLÜYOR” Baroların toplum sorunlarına sahip çıkma hakkı elinden alınıyor. Yurttaşlar yalnızlaştırılmaktadır. Kurumlar sorunlara sahip çıkarsa, toplum hakkı korunabilir. Yalnız bırakıldıkça tek başına av gibi görülmekte ve hakları rahatlıkla gaspedilmektedir, dedik. Bunun son derece yanlış olduğunu savunduk. Baronun sadece avukatların sorunlarıyla ilgilenen bir kurum olduğu anlayışını kabul etmeyeceğimizi ifade ettik. Davayı takip etmekten vazgeçmeyeceğimizi, yetki belgesi alıp takibi sürdüreceğimizi dile getirdik. Toplumu yalnızlaştıran, hakkını koruyamaz hale getiren anlayışı kabul etmeyeceğimizi vurguladık. “VERECEĞİNİZ KARAR UMUT OLACAK” Israrlıyız dedik çünkü, en temel ihtiyaç sudur, tabiat harikası bir gölün bir saldırı ile karşı karşıya olduğunu söyledik. Sapanca gölü ölüyor, gölün geleceği sizin elinizde dedik. Vatandaşın mahkemeden başka gidecek yeri kalmadı. Sapanca Gölü sahipsiz durumda dedik. Sizin vereceğiniz kararla Tüpraş’ın suyu bedelsiz kullanmasını engellemiş olacaksınız, dedik. Buradan doğacak ümit Sapanca Gölünün kurtuluşu olacaktır dedik. Bir taraf suyu tali amaçla bedelsiz kullanırken, diğer tarafta vatandaşın 10 TL lik su borcunu ödemediği için sularının kesilmesinin yanlış olacağını vurguladık. Sapanca Gölü’ne zarar veren sadece Tüpraş değil. Su firmaları da ayrı bir sorun. Göl kendisini besleyen kaynakları kaybediyor. Bir yerden başlamalıyız. Mahkeme bu noktada önemlidir. Her insan yaşam hakkına sahiptir. Su, yaşamın en temel kaynağıdır. Mahkemede konuşan Tüpraş yetkilileri, sermayeye verdikleri katkıdan ve elde edilen enerjiden sözettiler. Tüpraş, hangi hak ve yetkiyle bunu bedelsiz kullanıyor? Bunun dayanağı yoktur. Ne vicdane ne de hukuka sığar. “GÖL SUYUNU SANAYİDE KULLANMAK GARABET” Suyu bedeli mukabilinde de olsa, kullanmalarına karşıyız. Neden? Çünkü Sapanca Gölü, dünyada sayılı üç gölden biridir. İşte böyle bir suyun sanayide kullanılması garabettir. Halkın suya ihtiyacı artıyor, su kısıtlı, nüfus çoğalıyor, dolayısıyla gölün önemi her geçen gün artıyor. Göl suyu sadece içme suyu olarak değerlendirilmeli. Gölün suyu sanayide kullanılarak heba edilmemeli. İtirazımızı yaptık. Tüpraş vekili Köksal Bayraktar “Burası devletindir, kimse sahibi değildir” dedi. “Sapanca Gölü devletin malıdır ve sahipsiz bir mal gibidir, biz bunu kullanırız” diye de devam etti…  Biz de dedik ki; Sapanca Gölü kimsenin babasının çiftliği değildir. Dağların ve ormanların sahipsiz olduğunu mu iddia ediyorsunuz? dedik. Dağlar ve ormanlar devletin hüküm ve tasarrufundadır. Devletçe korunması gereken bir yerdir. Bu nedenledir ki ormanları yakmak suçtur, hafriyat yapmak, kazmak suçtur. Suyu kontrolsüz ve hele hele bedelsiz kullanmak ciddi suçtur. Gölün sahipsiz olduğunu söylemek ve Gölü buluntu bir mal yerine koymak, nasıl bir vicdandır ve söylemdir dedik. Toplumun en temel hakkı olan su sermayeye heba edilemez dedik. “TAMAMEN KORSAN KULLANIYORLAR” En küçük belge dahi sunamadılar. Tamamen korsan ve hiçbir şekilde tahsis yokken kullanıyorlar. Ortada sadece bir talep yazısı var. Eski yıllardan beri hiçbir bakanlar kurulunun, buranın suyunun Tüpraş tarafından kullanacağına dair yazısı veya bir kararı yok. Yani afaki kullanım sözkonusu… Nüfus çokken, su azken bu, sorun edilmemiş, ama hukuksuzluk korsanlık yol olmuş. Sapanca gölü yok oluyor. İnsanlar tepki gösteriyor. Bu yol, yol değildir. “AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİSİNE GÖZ MÜ YUMACAKSINIZ?” Bugüne kadar ahbaplar birbirini ağırlamış. Bu ahpap-çavuş ilişkisine göz mü yumacaksınız? Bu nasıl bir hoyratlıktır ki; Tüpraş suyu bedelsiz kullanıyor. Vatandaş bunu görmüyor mu? Halkın suyun bedelsiz kullanımına tepki koymadığını mı sanıyorsunuz? Bu, kul hakkıdır, vicdanlara sığmaz. Bu duruma acilen son verilmelidir. Halkın mağduriyeti giderilmelidir. “SEYİRCİ Mİ KALACAKSINIZ?”” Göl kurumaktadır, buna seyirci mi kalacaksınız, yoksa haksızca kullanan ve “ben para ödemem” pervasızlığıyla hareket edenlere ceza mı vereceksiniz? Sapanca Gölü’nün umudu mu olacaksınız? Yükünüz ağır. Sorumluluğunuz ağır. Bizleri hayal kırıklığına uğratmayın. Suyun pervasızca kullanımına mani olunuz. İnsanların yaşam hakkı için kullandığı sudan para alınırken, ticari amaçla suyun bedelsiz kullanımına son verin. Vatandaş gözlerini dikti ve sizin vereceğiniz karara odaklandı.” (Haber Hülya Sürücü)
26 Kasım 2014 Çarşamba 04:39

http://www.sakaryamedya.com/haber/kazan-sapanca-golu-kimsenin-babasinin-ciftligi-degildir-35446.html