hilmi
Sakarya Medya :: Sakarya Haber :: Sakarya Portal ::
naci
Son Dakika
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak Peyzaj ve Süs Bitkiciliği sektörünün nabzı Sakarya’da atacak MÜSİAD TURİZMİ CANLANDIRACAK PROJEYİ HAYATA GEÇİRİYOR Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun KAMUOYU DUYURUSU İnternet erişimi olmayan bölgelerde öğrencilere hizmet İl Hıfzıssıhha Kurulu 08.09.2020 Tarih ve 2020/83 Nolu Kararı 81 İl Valiliği'ne Koronavirüs Tedbirleri Konulu Ek Genelge Gönderildi Son genelgenin ardından denetimler artt Unkapanı yeni bir yaşam alanı olacak
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak
 

Sabiha Gökçen’e seferler 18 Eylül’de başlıyor
Sabiha Gökçen’e seferler 18 Eylül’de başlıyor
 
Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun
Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun
 
KAMUOYU DUYURUSU
KAMUOYU DUYURUSU
'SBP Nihai Karar; Direniş' Dedi
 

"SBP Nihai Karar; Direniş" Dedi

Sakarya Başörtüsü Platformu’nun yaptığı 9.basın açıklamasında AİHM’in başörtüsü kararı protesto edilerek; herşeye rağmen direniş kararlılığından vazgeçilemeyeceği vurguladı.Sakarya Başörtüsü Platformu, her hafta

12 Kasım 2005 Cumartesi 12:30
Yazdır
Cumartesi saat 12.30’da başörtüsü yasağını protesto etmek için basın açıklaması yapmaya devam ediyor. Eski Defterdarlık binası önünde toplanan platform üyeleri, bu hafta yaptıkları 9.basın açıklamasında; AİHM’in Leyla Şahin davası hakkında aldığı kararın adil olmadığını ve bu kararla; Avrupa’da dillendirilen “evrensel değerler, insan hakları” ya da “hukuğun üstünlüğü” gibi söylemlerin altındaki çifte standartçılığın bir kez daha ortaya çıktığını söylediler. Kalabalık bir grup tarafından takip edilen basın açıklamasında, günümüz dünya sisteminde hukuğun egemenlerin menfaatlerini korumaya yönelik olduğu belirtilerek; mahkemelerde alınan kararlarda; özellikle İslami kimlik söz konusu olduğunda; adalet ve tarafsızlık gibi ilkeleri gözardı edilmesi eleştirildi. AİHM’e, çare dilenmek için değil; “hukuki yolların denenmediği” gibi iddiaların ortaya atılamaması için başvurulduğu hatırlatılarak; alınan bu kararla artık kimsenin Müslümanlara “hukuk sistemine güvenin, hakkınızı mahkemelerde arayın” diyemeyeceği belirtildi. Paris’te sokaklarda yükselen isyana da değinilen basın açıklamasında; insanların daha fazla ezilmeye, zulme ve haksızlığa uğramaya tahammülünün kalmadığı söylenerek; Paris’teki ateşin önümüzdeki süreçte başka nerelere sıçrayacağının kestirilemeyeceği belirtilerek; egemenlerin gözünün Paris’te yükselen ateşlerle iyi açılması gerektiği belirtildi. Ayrıca açıklamada, egemenlere, Doğulu ve Müslüman hakları dışlamaktan, onlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmaktan vazgeçme çağrısı yapıldı. Paris’teki isyanın ve AİHM’in aldığı kararın ardından Türkiye’deki takınılan tutumlar da eleştirilerek; yasağın insan hakları ihlali olmadığı yönünde savunma hazırlayanların başbakana bağlı bulunduğu ifade edilerek; bu durumda başbakanın ortaya çıkıp da Fransa’daki olayları başörtüsü yasağıyla ilişkilendirmesinin tam bir şaşkınlık hali olduğu vurgulandı ve başörtüsü yasağını kendi ülkesinde kaldırma iradesi gösteremeyenlerin başka ülkelerdeki yasak hakkında söz söylemeye hakkı olamayacağı vurgulandı. Basın açıklaması, AİHM’in aldığı kararla başörtüsü yasağı sorununda son noktanın konulduğunu sananların yanıldığı ve nihai kararın direniş olduğu belirtildikten sonra, atılan “Direne direne kazanacağız!”, “Paris’e selam, direnişe devam!” ve “ “Yaşasın başörtüsü direnişimiz!” sloganlarıyla son buldu. Platform üyeleri, önümüzdeki Cumartesi saat 12.30’da yapılacak 10. basın açıklamasında toplanmak üzere dağıldılar. BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ AŞAĞIDADIR: NİHAİ KARAR : DİRENİŞ! Yasaların güçlülerden yana olduğu sıkı yönetim çağındayız. Güç ve şiddet tekellerini ellerinde tutanlar, kanunları kendi menfaatlerine uydurmaktan ve hukuk sistemini adalet temelinden yoksun, bırakmaktan geri durmuyorlar. Mahkemeler, tiyatro sahnelerine dönüşüyor. İki yüzlülük maskeleri taşıyan aktörler, sahnede haksızlık oyunları sergiliyor ve sanıyorlar ki onlar, “Bitti” deyince, tüm oyun bitecek. Hayır! Biz bu oyuna seyirci kalmayacağız. Bu hafta, gündemi meşgul eden son oyun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından sergilendi. Başörtüsünden ve İslami kimliğinden vazgeçmediği için, İstanbul Üniversitesi yönetiminin cezalandırdığı, Leyla ŞAHİN hakkında mahkemenin verdiği karar, evrensel hukuk, adalet, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi söylemlerin altındaki çifte standardı bir kez daha ortaya çıkardı. Türkiye’deki hukuksuzluğun AİHM tarafından onaylanması ve başörtüsü yasağında herhangi bir hak ihlalinin olmadığının belirtilmesi, bizim tarafımızdan hiçbir şekilde kabul edilemez bir karardır. Unutulmamalıdır ki mahkemelere yapılan başvurular, çare dilenmek veya onların gölgelerine sığınmak için değil, hukuki yolların denenmediğinin iddia edilememesi içindir. Artık kimsenin Müslümanlara “ Hukukun üstünlüğüne güvenin “ demeye yüzü kalmamıştır. Hem Türkiye’de hem de Avrupa’da alınan son kararlar, sürekli Müslümanların aleyhlerinde çıkmaktadır. Görülüyor ki İslami kimlik söz konusu olduğunda, hiçbir mahkeme tarafsız kalamamaktadır. Kimsenin, haksızlıklara, dışlanmışlıklara ve baskılara daha fazla dayanacak gücü kalmamıştır. Bugün Paris’i yakan ateşin, yarın hangi sokağa sıçrayacağını ise hiç kimse bilemez. Adaleti değil, gücü merkez alan sistemler giderek artan tepkileri daha fazla engelleyememektedir. Bastırılmak istenen kitlelerin çığlıklarına kulaklarını tıkayanların gözleri, Paris’te yükselen alevleri görünce açılmak zorunda kalmıştır. Bu tablonun herkes tarafından doğru okunması ve iyi anlaşılması gerekmektedir. Fransa’da yaşanan olayların arka planında başörtüsü yasağının bir etken olduğu söyleniyor. Bu haklı bir tespit olabilir ama dikkat edilmesi gereken şu ki ortada daha genel sorunlar bulunmaktadır. Cumhuriyeti ve demokrasisi örnek gösterilen Fransa’da yaşanan gerçekleri, sokaklarda yükselen isyanın ateşi ortaya çıkarmaktadır. Seçkinci tavır takınanlar, başkalarına karşı büyüklenenler, kibirle hareket ederek göçmen halkları; özellikle doğulu ve Müslüman halkları ikinci sınıf vatandaş görenler, son olaylarda kendi haksızlıklarının faturasını ödemektedir. Bugün Paris’teki ateş, haksızlıklara, baskılara, dışlanmışlıklara ve yasaklara karşı yükselmektedir. Fransa’daki olayların ve AİHM’in başörtüsü kararının ardından, Türkiye’de takınılan tutumlar ise daha ilginç bir görünüm arz etmektedir. Bazı çevreler ve YÖK Başkanı alınan kararın yasağı desteklediğini belirterek, başörtüsü tartışmasına son noktanın konulduğunu iddia etmektedir. Leyla ŞAHİN’in savunmasına karşılık, yasağın insan hakları ihlali olmadığı yönünde savunma gönderen Dışişleri Bakanlığı Başbakan’a bağlı iken, Başbakan’ın ortaya çıkıp da Fransa’daki olayların ardında başörtüsü yasağının bulunduğunu söylemesi ise tam bir şaşkınlık halidir. Kendi ülkesinde süren yasağı kaldırmaktan ve yasakçılara tavır almaktan aciz olanların başka ülkelerdeki yasaklar hakkında söz söyleme hakkı olmasa gerek.! AİHM’in aldığı kararın, başörtüsü yasağı sorununda son noktayı koyduğunu zannedenler, kesinlikle yanılıyor. Bu ülkede, başörtüsü yasağının Müslümanlara yönelik işlenen açık bir suç olduğu gerçeğinin üstünü, hiçbir mahkeme kararı örtemez. Bir kez daha ortaya çıkmıştır ki günümüz dünya sisteminde, mahkemeler, kanunlar ve yasalar sadece belirli azınlıkların çıkarlarını korumak içindir. Sistem, egemenlerden yana işlemektedir. Hiç kimse bizden, bu yalan perdesindeki oyuna bakıp sessiz kalmamızı beklemesin. Baş örtüsü yasağı devam ettikçe ve hukuk sistemindeki adaletsizlikler sürdükçe; direniş ateşi de yanmaya devam edecektir. Haksızlıklara karşı verilecek onurlu, sabırlı ve sürekli bir mücadele zaman içinde sessiz kitleleri de harekete geçirebilir. Güçlülerin, egemenlik sistemlerinin ürettiği sorunların, kesintisiz bir direnişle çözülebileceği herkes tarafından daha iyi anlaşılabilir. Zulüm varsa, direniş de olmalıdır. Bu ülkede başörtüsü zulmü var. O halde yasağa karşı direniş de her zaman olacaktır. Azim ve sabırla inançlarımız ve kimliğimiz için mücadele etmekte kararlıyız. Aleyhimizde alınan hiçbir karar bizi direniş kararlılığımızdan vazgeçiremeyecektir. Yaşasın yükselen küresel direniş! Yaşasın başörtüsü direnişimiz! SAKARYA BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU
Anahtar Kelimeler: sakarya, başörtüsü, platformu’nun, yaptığı, basın, açıklamasında
Bu haber toplam 3428 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Aksoy Ticaret
asybil
Yazarlar
Anket
En Çok Hangi İçecekleri Seviyorsunuz?
Gazlı İçecekler
Meyva Suları
Sıkma Meyva Suları
Hiçbiri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Fotogaleri
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1981 Milli Güvenlik Konseyi gözaltı süresinin 90 günden 45 güne inmesini onayladı.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
memur alımları, kpss, memur, memurlar Copyright © 2003 Sakaryamedya.com Tüm Hakları saklıdır.
l E-mail: destek@sakaryamedya.com


Yazılım: Haber Sitesi Kur
şevki
ibo
ism
Halı Yıkama
engin
Adasenotomotiv
salon
ali
Ping your blog, website, or RSS feed for Free