hilmi
Sakarya Medya :: Sakarya Haber :: Sakarya Portal ::
naci
Son Dakika
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak Peyzaj ve Süs Bitkiciliği sektörünün nabzı Sakarya’da atacak MÜSİAD TURİZMİ CANLANDIRACAK PROJEYİ HAYATA GEÇİRİYOR Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun KAMUOYU DUYURUSU İnternet erişimi olmayan bölgelerde öğrencilere hizmet İl Hıfzıssıhha Kurulu 08.09.2020 Tarih ve 2020/83 Nolu Kararı 81 İl Valiliği'ne Koronavirüs Tedbirleri Konulu Ek Genelge Gönderildi Son genelgenin ardından denetimler artt Unkapanı yeni bir yaşam alanı olacak
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak
 

Sabiha Gökçen’e seferler 18 Eylül’de başlıyor
Sabiha Gökçen’e seferler 18 Eylül’de başlıyor
 
Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun
Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun
 
KAMUOYU DUYURUSU
KAMUOYU DUYURUSU
Sanatın Sınırları ve Güzelin Politikası
 

Sanatın Sınırları ve Güzelin Politikası

Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde “Sanatın Sınırları ve Güzelin Politikası” isimli bir söyleşi düzenlendi

15 Aralık 2018 Cumartesi 18:07
Yazdır

Sanatın Sınırları ve Güzelin Politikası

Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde “Sanatın Sınırları ve Güzelin Politikası” isimli bir söyleşi düzenlendi

SAÜ Gizem Frit Amfisinde düzenlenen söyleşiye Ali Artun konuşmacı olarak katıldı.

Sanat hiçbir şeyi temsil, taklit ve tasvir etmez

Sanatın sınırlarına ilişkin merakın sanatın ne olduğu sorusuyla başladığını belirten Artun, “Sanat kendi varlığını, ontolojisini, dolayısıyla da sınırlarını keşfetmeye özerkleşme süreciyle başlıyor. Özerkleşme düşüncesinin kaynakları Kant ve romantik filozoflardır. Kant, modern bilgi rejimini tanımlarken, sanatı, akıldan ve ahlaktan koparıyor. Yani, sanatı bilimden ve dinden özerkleştiriyor. Sanatın bilgisinin kendinde olduğunu öne sürüyor. ‘Sanatın amacı gibi, bilgisi ve dili de kendindedir, kendi varlığına içindir’ diyor. Dolayısıyla ‘kendi dışından anlamlandırılamaz, yönetilemez, hakikati kendindedir’ diyor. Buna göre sanat, başka bir hakikati, doğayı, düşünceyi, insanı, azizleri, tanrıyı, imparatorları, kralları, ulusları temsil etmez. Hiçbir şeyi temsil, taklit ve tasvir etmez” dedi.

Artun, şöyle devam etti: “Kant'la birlikte, bütün öteki bilgilerden özerkleşen sanat, artık kendi bilgisinin peşine düşmüştür. Kendi netliğinin, varlığının, ontolojisinin, sınırlarının arayışına girişir. Kendi hakikatiyle hesaplaşır ve Hegel'e göre, sanat yalnızca kendi hakikatini gösterdiğinde felsefeye evrilir. Hegel, buna ‘sanatın sonu’ demiştir. Ona göre, önceden aşkın bir hakikatin, felsefenin ve dinin ya da aklın ve ruhun ifadesi olan sanat, modern olarak tanımladığı romantik sanatla buna son vermiştir. Dolayısıyla, hakikatin sanatı, sanatın hakikatine; felsefeyi temsil eden sanat, sanatın felsefesine dönüşmüştür. Romantik filozoflardan Schelling de, sanatın, dünyanın mutlak, temel doğasının ifşa edilmesi bakımından felsefenin doruğunu oluşturduğunu söyler.”

Dada hareketi, sanatı eylem olarak kavramıştır

Sanatta sınır tanımayanların kaynağında Schiller’den izlerin bulunduğunu dile getiren Artun, “Sanatla siyaseti, sanatla hayatı bağdaştıran odur. Yalnızca birtakım nesnelerin, eserlerin değil, eylemlerin de sanat olarak duyumsanabileceğini öneren odur. Bugün onun sayesinde, birtakım özgürlük eylemlerini estetik birer form olarak tahayyül edebiliyoruz. Schiller'le başlayan sanatın özerkleşme hareketi 19. yüzyıl sonunda doruğuna varır. Sanat, ardı ardına gelen darbelerle tarihini parçalar. Avangart patlar. Sanat sınır tanımaz ve sonunda bizzat sanata hücum eder” şeklinde konuştu.

Dada hareketine değinen Artun, “Berlin ve Münih kaynaklı bir harekettir ve kurucuları Nietszche felsefesiyle yetişmişler ve romantiktirler. Dada sanatı karşısına alırken, sanatın aklına, rasyonalitesine başkaldırır. Bunu örgütleyen sergi, müze, tarih, piyasa gibi kurumlara başkaldırır. Onların arkasındaki siyasal ve toplumsal rejimlere başkaldırır. Kısacası her şeye başkaldırır, kendine de. ‘Hiç’lik buradan doğar. Kurucusu Hugo Ball'ın sözleriyle Dada, bütün büyük davaları kapsayan bir hiçlik farsıydı. Dada'yı diğer avangart hareketlerden ayırt eden, sanatı eylem olarak kavramasıdır” dedi.

Anahtar Kelimeler: sakarya, üniversitesi, sanat, tasarım, mimarlık, fakültesi’nde
Bu haber toplam 1763 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Aksoy Ticaret
asybil
Yazarlar
Anket
En Çok Hangi İçecekleri Seviyorsunuz?
Gazlı İçecekler
Meyva Suları
Sıkma Meyva Suları
Hiçbiri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Fotogaleri
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1981 Milli Güvenlik Konseyi gözaltı süresinin 90 günden 45 güne inmesini onayladı.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
memur alımları, kpss, memur, memurlar Copyright © 2003 Sakaryamedya.com Tüm Hakları saklıdır.
l E-mail: destek@sakaryamedya.com


Yazılım: Haber Sitesi Kur
şevki
ibo
ism
Halı Yıkama
engin
Adasenotomotiv
salon
ali
Ping your blog, website, or RSS feed for Free