hilmi
Sakarya Medya :: Sakarya Haber :: Sakarya Portal ::
naci
Son Dakika
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak Peyzaj ve Süs Bitkiciliği sektörünün nabzı Sakarya’da atacak MÜSİAD TURİZMİ CANLANDIRACAK PROJEYİ HAYATA GEÇİRİYOR Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun KAMUOYU DUYURUSU İnternet erişimi olmayan bölgelerde öğrencilere hizmet İl Hıfzıssıhha Kurulu 08.09.2020 Tarih ve 2020/83 Nolu Kararı 81 İl Valiliği'ne Koronavirüs Tedbirleri Konulu Ek Genelge Gönderildi Son genelgenin ardından denetimler artt Unkapanı yeni bir yaşam alanı olacak
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak
Sakarya Stratejik Planı 2030 için rehber olacak
 

Sabiha Gökçen’e seferler 18 Eylül’de başlıyor
Sabiha Gökçen’e seferler 18 Eylül’de başlıyor
 
Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun
Sakarya Stratejik Planı İlimize Hayırlı Olsun
 
KAMUOYU DUYURUSU
KAMUOYU DUYURUSU
İnternet Gazeteciği Diye Bir Şey Varmı
 

İnternet Gazeteciği Diye Bir Şey Varmı

"Şu anda Türkiye'de internet haberciliği diye bir şey yok." diyen Emre Aköz'e, Habertürk'ten Tarık Toros yanıt verdi: Gazeteler ileride nostalji olacak! Medyatava'dan Haller Prensi, İnternet medyasıyla birlikte yazılı basının da haber derlemeciliğin

4 Kasım 2005 Cuma 14:00
Yazdır
Canan Barlas, "28 Şubat süreci içinde onun savunduğu yazılı basın da görsel medyada sadece iktidar yağcılığı yapabildi.. Soygunlardan söz edemedi.. Çünkü patronları iktidarla evlilikler kurdu" diyor. Hadi Özışık Star'daki köşesinde "İnternet gazeteciliği yapanların, "kadroları, imkanları, mali yapıları" yeterli değil! Ama bu imkansızlıklar, İnternet gazeteciliğinde, "ikinci el" habercilik yapıldığı anlamına gelmiyor." derken; Mehmet Barlas ise, "Emre Aköz'ün alıştığı gazetecilikte binalar, masalar, odalar var. Oysa internet sitesi için bir laptop bile yetiyor." dedi. -------------------------------------------------------------------------------- Emre Aköz SABAH-- Son zamanlarda internet gazeteciliğine övgüler düzmek moda oldu. İnternet haberciliğinin diğer iletişim araçlarıyla nasıl da rekabet ettiği... Hız konusunda gazeteleri geride bıraktığı... TV ve radyo ile rekabet ettiği filan söyleniyor. Bunlara bir itirazım yok. Ancak şunu hemen belirteyim: Türkiye'de, 'medya dedikodusu' haricinde henüz internet gazeteciliği yok! Ne demek istediğimi açmaya çalışayım. Bir gazeteyi değerlerinden ayıran en önemli ögelerden biri 'özel haber'dir. Yani kuruluşun kendi elemanlarıyla ürettiği, şekillendirip okurlarına sunduğu ve genellikle diğer gazetelerde olmayan haberlerdir. Bu faaliyet normal şartlarda; geniş, tecrübeli bir kadroyu gerektirir. Onun dışında bir gazete ajanslardan da (Anadolu Ajansı, Cihan Haber Ajansı, Reuters gibi) faydalanır. Bizdeki internet siteleri ise kendi haberlerini üretemiyor. Çünkü kadroları, imkanları, mali yapıları buna yetmiyor. Sonuçta tüm yaptıkları; TV'de çıkan, gazete yazılan haberleri alıp kendi sitelerinde tekrar yayınlamak. Ayrıca ajanslara abone olan haber sitelerini de kullanıyorlar. Özetle 'gazetecilik' değil 'haber derlemeciliği' yapıyorlar. Yani büyük çoğunluğu ikinci el... Gelelim 'medya dedikodusu' meselesine... Şu anda 'haber sitelerini' genellikle medyacılar hazırlıyor. Bir iki kişi yetiyor bunun için... Site yöneticilerinin gazetelerde, TV'lerde çalışan arkadaşları var. Onlar sayesinde medya kuruluşlarından 'haber' alıyorlar. Eskiden her gazete ve dergide 'dedikodusu' güçlü arkadaşlarımız vardı. Bunlar diğer kuruluşlarda çalışmış, tecrübeli, çevresi geniş kişiler olurdu. Öğle saatlerine kadar eski işyerlerine ilişkin dedikoduları toplar; öğleden sonra da yayarlardı. Diğer gazetelerde neler olup bittiğini bilmek onlara prestij kazandırırdı. Çünkü rekabet açısından faydalıydılar. Artık bu tür kişilere gerek kalmadı. Medya kuruluşlarında çalışan 'dostlar', sitelere haberi oturdukları yerden geçiyorlar. Özetle: Şu anda Türkiye'de internet haberciliği diye bir şey yok. Ama tabii bu bir başlangıç; ileride o da olacak. Tarık TOROS/Habertürk ''Şu anda Türkiye'de internet haberciliği diye bir şey yok'' diye yazan Emre Aköz'le randevulaştığımız saat geldi çattı... Keşke Aköz'ün de böyle cevap verebileceği bir haber portalı olsaydı. Fakat mail yoluyla cevap hakkını her zaman kullanabilir. HABERTÜRK'ün sayfaları "vuruş sınırlaması" olmaksızın ona açık... Dünyada gazete satışlarının neden düştüğünü araştıran Le Monde Diplomatique, ilk neden olarak internet gazeteciliğinin yaygınlaşmasını gösteriyor. Yorum şöyle: "Son yıllarda internet gazeteciliği, gazetelere büyük rakip. Gazete için ayrıca bayiye gitmeye, ücret ödemeye, dağıtım beklemeye gerek olmaksızın birkaç kez tıkla ve habere, yoruma, fotoğrafa ulaş. Daha şimdiden gazetelerin internet sitelerine girenlerin sayısı gazete satışlarını aştı bile. Geleceği okuma uzmanları, 'yakın gelecekte gazetelerin asıl ürünlerinin, internet yayıncılığı olacağını, kâğıda basılı yayınların ikincil ürün haline geleceğini' söylüyorlar. Genç nesil internet tutkunu olduğu için, internet gazeteciliğinin okuyucuları, kartopu gibi büyüyerek çığ haline geliyor." Görünen o ki, "Türkiye'de internet medyası yok" diyen Emre Aköz de bu çığın altında kalacak. Le Monde Diplomatique'in tiraj araştırmasını usta yazar Güneri Civaoğlu geçen pazar köşesine taşıdı. Civaoğlu'nun yorumu, "internet gazeteciliği medya dedikodusu yapıyor" diyen Emre Aköz'e, iki gün öncesinden cevap niteliğinde: "Gazetelerin kendilerine taktıkları çelmeler var. Örneğin, köklü ve saygın gazetelerde bile 'asparagas' diye adlandırılan gerçekdışı haberler yer alıyor. New York Times'ta, Washington Post'ta, Miami'deki gazetelerde bu tür haberler, yazı işleri müdürlerinin başlarını yedi. Ama sürüyor... Gazetelerin sahipleri büyük sermayeyle iç içe..." Yani, internet medyasının arkasında bankası yok, büyük sermaye yok, devletle kredi pazarlığı, ihale anlaşması hiç yok! Ne var? Sadece ve sadece özgürlük, doğru habercilik var... Bugün iş alemi, internet medyasına da reklam pastasından ciddi paylar ayırmaya başladı. Batıda internet reklamları TV ve gazete reklamlarını zorluyor. 2005'ten sonra pastadan en büyük payı internet medyası alacak... Elbette maddi olanakların artması, internet medyasının gücüne güç katacak, geniş haber merkezleri, dünyanın dört bir yanındaki muhabirleriyle bugün yaptığı işin çok daha ötesinde işler yapacak. Yukarıda verdiğim araştırmanın sonucu çok net: Gazeteler ileride nostalji olacak! Büyük tartışma sürüyor... Mailler de yağmur gibi yağmaya başladı. Emre Aköz'e saat 17.00 için yine burada randevu veriyorum. Yarın sabahı beklemeyin, internet medyası hiç uyumuyor! Haller Prensi, İnternet medyasıyla birlikte yazılı basının da haber derlemeciliğinden kurtulması gerektiğini söyledi. (Medyatava) Emre Aköz'ün bugünkü yazısı yeni bir tartışmayı başlatması açısından önemli. Aköz ikiye ayırıyor internet haberciliğini. Birincisinde haber, ikincisinde bizim de içinde olduğumuz, onun deyimiyle "medya dedikodu" siteleri var... İkinciden başlayayım, tespitleri genel için doğru. Çoğu siteyi bir iki kişi yapıyor. Ama ben bunu küçümseme olarak kullanmıyorum. Çünkü bir iki kişiyle site yapılması çok normal. Zaten çok kişiyle yapılma olanağı olsa dergi veya gazeteye yönelinirdi. Bu siteleri bir tür fanzin gibi görmek daha doğru. Mesela biz, fiili olarak yaklaşık yedi kişiyle çalışıyoruz. Yine de tarifi henüz yapılamamış bir mecra olarak görülmemizde fayda var. Bize göre media watch sitesiyiz diğerine göre medya dedikodu. Henüz billurlaşan bir şey yok. Zamanla olur umarım. Birinciye dönersek, Türkiye'de önde gelen haber siteleri belli. NTVMSNBC, Hürriyetim, Milliyet, Haberx, Habertürk, Habervitrini, İnternethaber gibi. Bu sitelerde bir "derleme" haberciliği olduğu da belli. Özel haber çok fazla yok. İstatistik olarak bilmiyorum ama en azından şunu söyleyebilirim; bazılarında da - herşeye rağmen - fena sayılmayacak düzeyde özel haber var... İşin doğrusu "düzen değişinceye" kadar da bu böyle sürecek. Malum bu mecra satılık değil. Yani günlük bir para akışı yok. Ekonominin durumu belli. Çok büyük ilanlar bu ülkede henüz sanal aleme akmadı. Akamadı. Dolayısıyla, bir "sermaya birikimi" sözkonusu değil. Burada bir püf noktası var. E madem olanakları bu kadar kısıtlı o zaman bu işi yapma denemez. Nedeni basit. Sanal dünyada kendilerine alan açmak isteyenler bugünden çok "yarının" peşinde. Ayrıca okuru da derlemeden çok rahatsız değil. Hergün beş gazeteyi alamayan, ajansı takip edemeyen "geniş okur kitlesi" internet haberciliğinde hızlı ve geniş yelpazeli bir okuma olanağına kavuşuyor. Yine de Emre Aköz'ün istediği düzeye gelinmesi ideal bir şey. Ama burada daha vahim olan ve belki de öncelikle sorgulanması gereken neredeyse yüz yıla yaklaşan tarihiyle yazılı basının da hiç iyi sınav vermeyişi. Emre Aköz'ün dediğinden yola çıkarsak, yazılı basınımızda derleme haberciliğinin güzide örneğidir. Büyük gazetelerde dahil haberlerin önemli bir yüzdesi anadolu ajansı, reuters gibi kaynaklardan beslenir. Eksik kalan haberler de "derleme habercisi internetten" derlenir. Yani sadece internet dünyası değil yazılı basın da Emre Aköz'ün sorgulamasından geçmelidir. Aköz'ün yazısı umarız buna da vesile olur. Önceden basında yeralan özel haber ekiplerinin dağılması, bunlar için ayrılan bütçenin kısılması ve ajanslardan yapılan derlemenin kolaylığı tartışılmalı. Bunun için son bir yıldaki büyük gazetelerin arşivlerinden yapılacak sıkı bir istatistik çalışması yeterli olur. Neticede internet dünyası hem tarihi hem de olanaklarıyla daha mazur görülür durumdadır. Yazılı basın içinse mazurluk aşaması geçileli bir hayli zaman oldu. HADİ ÖZIŞIK'IN STAR'DA YAYINLANAN YAZISI: İnternet gazeteciliği var mı? Sabah yazarı Emre Aköz’ün ‘İnternet gazeteciliği diye bir şey var mı?’ yazısındaki bazı tespitler yerinde ve doğru. Ancak, Aköz’ün İnternet gazeteciliğini tamamen ‘yok’ sayması son derece yanlış! Aköz haklı olabilir; İnternet gazeteciliği yapanların, ‘kadroları, imkanları, mali yapıları’ yeterli değil! Ama bu imkansızlıklar, İnternet gazeteciliğinde, ‘ikinci el’ habercilik yapıldığı anlamına gelmiyor. Çünkü, ‘kısıtlı imkanlar’ ve ‘dar kadro’ ile, ‘kendi haberlerini’ üretebilen ve yaptığı ‘özel haber’lerle gündeme damgasını vuran birçok ciddi haber sitesi var. İnternet gazeteciliğinin özünde, ‘dev kadro’ya ihtiyaç yok zaten. Daha çok ‘altyapı’ önem taşıyor bu meslekte. Ziyaretçi trafiğini kaldırabilecek çok iyi birkaç server, en az 30-40 personele bedeldir. Bu da ‘reklam’ gelirine bağlı.. TV’de çıkan, gazetelerde yazılan haberlerin tekrarına gelince. Emre Aköz de çok iyi biliyor ki, İnternet gazeteciliği aslında ‘tekrar’dan kaçıyor gazete ve televizyonlardaki ‘özel haber’leri yayımlayarak. Bakın benim sahibi olduğum www.internethaber.com sitesine, gün boyunca AA, İHA ve TV kaynaklı, 350 haber atılıyor... Bu haberlerin bir teki ertesi gün, tekrar yayına girmiyor. Biz o haberleri birgün sonra gazetelerde okuyabiliyoruz. Aköz’ün tekrar dediği, bazı yazarların yazısı veya bazı gazetelerde yayımlanan yazı dizilerinden başka bir şey değil. O da, sabah saatlerinde sitelere atılır, öğleye kadar arşivdeki yerini alır. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim; Emre Aköz’ün yok saydığı İnternet gazeteciliğinin daha da gelişmesi için, iyi bir kadro ve mali kaynak şart. Bu da yukarıda belirttiğim gibi, ‘reklam geliri’ne bağlı. Bakın ben size bir şey söyleyeyim; Emre Aköz, üç kez, Sabah’ın (www.sabah.com.tr) sitesini yazdı, reklamlar ‘banner’ olup yağdı bu siteye. O halde, İnternet gazeteciliğini yok saymak yerine, ‘İnternet reklamı’nın önemine daha fazla değinmek gerek! İşimize gelirse tabii... Hürriyet’in reklam yazarı Ali Atıf Bir mesela... Haftada iki gün, Hürriyet’te tam sayfa reklam yazısı yazıyor. Bir tek gün olsun, ‘İnternet reklamı’nın önemine değinmedi bugüne kadar. Niye? İşine gelmiyor çünkü! Bu yapılırsa, İnternet gazeteciliği hem daha çok gelişir, hem de saygınlığını arttırır. Korkunun nedeni bu! Ama korkunun ecele faydası yok... Mehmet Barlas, HaberX'deki köşesinde "Türkiye'de, 'medya dedikodusu' haricinde henüz internet gazeteciliği yok! Farkına varmadığı bir gerçek var Emre Aköz’ün…. İnternet haber sitelerini hazırlayanlar “Gazetecilik” yapmak istemiyorlar ki zaten.Binalar, makinalar, mürekkep, finansman, yatırımlar. İnternet haberciliği, bunların bulunmadığı, yani sermaye ve dolayısıyla bağımlılık gerektirmeyen alternatif bir medya. Başka deyişle "İnternet Gazeteciliği" diye bir şey yok. İnternet haberciliği var. İnternet haber sitelerine giriş rakamları da, bunu okurların anladığını gösteriyor. İnternet haberciliğinde, biraz haber heyecanı, biraz yurt ve dünya gerçeklerine açık olmak yetiyor. Ayrıca bütün gazeteleri okuyacak vakti olmayan kişiler için de, basını tarayıp kolaj yapıyorsunuz." diyor -------------------------------------------------------------------------------- ”İnternet Daha da Yaygınlaşacak Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, gelişen teknolojiye bağlı olarak kullanımının artmasıyla bilgisayarın lüks olmaktan çıkarak bir 'gereksinim'e dönüştüğünü söyledi. Bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasının İnternet’i bir haber mecrasına çevirdiğini ifade eden Yerlikaya, "Türkiye'de 1995'li yıllarda başlayan İnternet gazeteciliği bugün büyük ilgi görür hale geldi. Masaüstü ve dizüstü bilgisayar ile bilgisayarlı cep telefonları kullanımına paralel olarak İnternet gazeteciliği de giderek önemini artırmaktadır" diye konuştu. İnternet Daha Güncel ve Hızlı Yerlikaya'ya göre İnternet gazeteciliğinin, geleneksel gazeteciliğe göre birçok avantajı var. Prof. Dr. Yerlikaya, bunları şöyle özetliyor: "Geleneksel gazetede, günlük haberler bir gün hatta 2 gün sonra okuyucuya ulaşıyor. İnternet gazeteciliği ise haberi sıcak takip ediyor. Günün haberleri aynı gün çıkıyor. Ayrıca, haberde yanlışlık veya eksiklik durumunda sonradan müdahale edilebiliyor, düzeltmeye gidilebiliyor. İnternet gazetesine sadece yerel değil tüm dünyadan ulaşılabiliyor. İnternet’in bir diğer avantajı da, arşivde arama yapılabilmesi." Gazeteler Tehlikede Dünya Gazeteler Birliği'nin (WAN) bir araştırmasına göre, Türkiye'de günlük geleneksel gazete tirajlarının 2003 yılında bir önceki yıla göre yüzde 23.2, son beş yıl itibariyle de yüzde 42.7 oranında bir düşüş yaşanıyor. Prof. Dr. İlhan Yerlikaya bunu şöyle yorumluyor; "İnternet erişimi sahip birçok okur, haberi daha hızlı takip için İnternet’i tercih ediyor ve aynı haberi ertesi gün okumasına gerek kalmıyor. Cep telefonu, bilgisayar ve diğer gelişen teknolojiler yaygınlaştıkça, geleneksel gazetelerin okur oranlarındaki düşüş sürecek. Çok uzak gelecekte ama, geleneksel gazetecilik, İnternet gazeteciliğinin tam anlamıyla yaygınlaşmasıyla ortadan kalkabilir." Prof. Dr. Yerlikaya, İnternet haberciliğinin yaygınlaşması sonucunda "Geleneksel gazete, yakın bir zamanda artık eski plak gibi kitaplık köşelerinde bir nostalji olarak kalacak" diye konuştu.
Anahtar Kelimeler: anda, türkiye, internet, haberciliği, diye, şey
Bu haber toplam 3272 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Aksoy Ticaret
asybil
Yazarlar
Anket
En Çok Hangi İçecekleri Seviyorsunuz?
Gazlı İçecekler
Meyva Suları
Sıkma Meyva Suları
Hiçbiri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Fotogaleri
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1981 Milli Güvenlik Konseyi gözaltı süresinin 90 günden 45 güne inmesini onayladı.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
memur alımları, kpss, memur, memurlar Copyright © 2003 Sakaryamedya.com Tüm Hakları saklıdır.
l E-mail: destek@sakaryamedya.com


Yazılım: Haber Sitesi Kur
şevki
ibo
ism
Halı Yıkama
engin
Adasenotomotiv
salon
ali
Ping your blog, website, or RSS feed for Free