|
|
| Ders 1: Dış Ticaret Nedir ? |
|
 |
17 Ocak 2007 16:01 |
|
| Dış Ticaret Nedir ? |
Karakter Boyutu :  |
|
Ders1 Dış Ticaret Nedir ?
Dış ticaret her şeyden önce bir tür ticaret olduğuna göre, konuya ticaretin tanımıyla başlayalım.
- Malların, hizmetlerin, malî kıymetlerin, hammaddelerin alışı ve satışıdır. - Mal ve hizmetlerin ticarî amaçla değiş-tokuşudur. - İhtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin farklı kimseler arasında mübadelesidir.
Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, ticaret bir ekonomik faaliyettir. Ekonomi; sınırlı kaynaklarla, sınırsız olan ihtiyaç ve isteklerin nasıl karşılandığını inceleyen bir sosyal bilim dalıdır. İktisadın klasikleşmiş bu tarifine göre, insan ihtiyaçları teorik olarak sonsuzdur. Şayet beşerî talep; yiyecek, içecek, giyim ve barınmadan ibaret olsaydı, ekonominin tanımı çok farklı olur veya ekonomi diye bir bilim olmazdı. Halbuki tükettiğimiz mal ve hizmetlerin hemen tamamı, gerçek bir ihtiyaç olmayıp, arzularımızın bize dayatmasıdır. Meselâ, yabancı ülkelere yapılan turistik geziler, spor müsabakaları, eğlence merkezleri ve kumarhaneler hayatımızı idame ettirmek için hiç gerekli olmayan hizmetler sunar.
Ticaretin Yararları
Ticaret, uygarlığı ortaya çıkaran ve insana refah sağlayan bir uğraştır. Ziraat ve sanayinin meydana getirdiği ürünler ancak ticaret sayesinde insan istifadesine sunulur. Üretim genel olarak iki amaçla yapılır: Birisi, kişinin ve ailesinin ihtiyacını karşılamak için yapılandır. Bunda hiçbir ticarî gaye yoktur. Tarladan veya bahçeden elde edilen mahsul, aile tarafından tüketilir. Zaten üretim miktarı da ancak ihtiyacı karşılayacak kadardır. Diğeri pazar için üretimdir. Bu tarz üretimden sağlanan ürün, pazar yerinde satılarak kazanç sağlanır. İlkel toplumlar sadece geçimlik üretim yaparlar. Toplum geliştikçe pazar için üretim arzusu ortaya çıkar. İşte, tarladan elde edilen ürünün veya aletle meydana getirilen malın pazarlanması ticaret sayesindedir.
Tarihte deniz ticaret yollarının bulunması ve denizciliğin gelişmesinde tek faktör ticarettir. Günümüzün gelişmiş kara vasıtaları, hızlı trenler ve dev kargo uçakları ticaret sektörü tarafından ayakta tutulmaktadır. Limanlar, kara ve demir yolu ağları ve hava alanları ticarete hizmet eder. Nakliye sektörünü besleyen, geliştiren ticarettir. Tarihte Doğu ile Batıyı bağlayan efsanevî İpek Yolu, ticaretin güvenli ve hızlı bir şekilde yapılmasını temin için inşa edilmiştir. İpek Yolu, asırlar öncesinden ticaretin öneminin kavrandığı ve bu alana o zamanın imkanlarıyla dahi büyük yatırımlar yapıldığının çarpıcı bir kanıtı.
Öte yandan, sanayinin ticaret olmadan bugünkü düzeye gelmesi düşünülemezdi. Çünkü, önce kitlevî üretim, sonra bilgisayar destekli imalat, miktar olarak ihtiyacın çok üstünde çıktı sağlıyor. Artık, modern ekonomilerde üretim neredeyse ikinci plana düştü. Onun yerine, pazarlama adı altında ticaret öncelik kazandı. Ticaret değişik toplum ve ulusların birbirini tanımalarına ve aralarında dostane ilişkiler kurmalarına olanak sağlar.. Mal ve hizmet satmak için alıcıların ihtiyacını saptamak gerekir. Bunun için satıcılar tarafından şehir ve ülkelerin gezilmesi, incelenmesi ve insanlarla münasebet kurulması şarttır.
Sağlıklı ve dürüst ticaret herkese kazanç sağlar. Böylece, toplumun refahı artar. Tarih boyunca, tüccar milletler daima mamur ve güçlü olmuştur.
Ticaretin Sakıncaları veya Sakıncalı Ticaret
Normal, yasal yollardan icra edilen ticaretin hiçbir sakınca taşımadığını kolayca söyleyebiliriz. Dolayısıyla, ticaretin sakıncaları deyiminden ziyade belki de sakıncalı ticaret ifadesini kullanmak daha yerindedir. Sakıncalı ticaret deyince ilk akla gelen: uyuşturucu, silah ve beyaz kadın ticaretidir. İngilizce lisanında bu tür illegal işlemler için: karanlık işler yapmak anlamındaki “traffic” sözcüğü kullanılır. “Trafficker” de kaçakçı, karanlık işler yapan kimse demektir. Halbuki, bu dilde, ticareti ifade eden sözcükler şunlardır: “trade, dealing, commerce”. Son günlerde bizde de trafik kelimesi “uyuşturucu trafiği” örneğinde olduğu gibi illegal alım-satım mânâsında kullanılmaktadır. Günümüzde, ticaretin sakıncası meyanında, ticaretin tüketim çılgınlığına alet olduğu şeklinde bir tenkit ileri sürülebilir. Bu vesileyle bilinçsiz tüketimi körükleyen faktörlerin bazılarını kısaca özetleyelim:
- Aşırı Üretim: ABD ve Avrupa imalat sanayi, II. Dünya Harbi sonrasından başlayıp bugün devam eden süreçte aşırı bir üretim kapasitesine ulaştı. Ekonomik sistemin sürebilmesi için insanların üretilen her ürünü tüketmesi zorunlu hâle geldi. Bunu sağlamak için yüksek nüfuslu gelişmemiş ülke insanları da tüketim yarışına katılmaya zorlanıyor. Karl Marx’ın öngördüğü gibi; kapitalist sistemde talep yani tüketim yetersizliği krizlere yol açıyor ve bu krizler giderek daha kısa zaman aralıklarıyla meydana geliyor. 20. asrın başında 30 yılda bir kriz yaşanırken, giderek bu süre 20 yıl, 10 yıl ve günümüzde 3-5 yıla indi. Kapitalist ülkelerin buna karşı iki tür önlemi var: Birincisi, gelişmemiş ülkeler baskıyla serbest ticarete mecbur ediliyor. Bu bağlamda, gümrük duvarları indirtiliyor, dahili üretim kısılıyor ve bu ülkeler tarım ürünlerini dahi dışarıdan almaya zorlanıyor. Bunun da yeterli olmadığı durumlarda, dünyanın çeşitli yerlerinde savaşlar çıkartılıyor.
- Reklamcılık Sektörü: Reklam şirketlerinin tek hedefi tüketicilere aslında ihtiyaç duymadıkları malları almalarını sağlamaktır. Bu şirketler, sosyoloji ve psikoloji bilimini insanları amaçları doğrultusunda etkilemek, daha doğrusu onları kandırmak için kullanır. Çeşitli film teknikleriyle ürün abartılı bir şekilde methedilir, tüketicinin sağlıklı düşünmesi engellenir. Yazılı ve görsel basınla işbirliği hâlindeki bu kuruluşlar gün geçtikçe insanları tüketim çılgını hâline getiriyor.
- Teknolojik İlerlemeler: Sanayi, nakliyat, haberleşme ve bilgisayar teknolojilerindeki muazzam gelişmeler ticari faaliyetlerinin çok hızlı büyümesini sağladı. Hâlen, Dünya ticareti yıllık olarak 5 trilyon dolar düzeyinde seyrediyor. Son olarak, tüketimi tahrik eden amillere e-ticaret ve kredi kartları da eklendi. Teknolojiyle ticaretin ilişkisi iki yönlüdür. İkisi birbirini destekler ve geliştirir.
Gerçi, tüketim çılgınlığını gerçekleştirmek için, ticaretin kullanıldığı bir vakıadır. Ancak, bunda ticaret mesleğinin hiçbir günahı yok. Çünkü, her türlü imkân ve vasıta insanlar tarafından kötüye kullanılabilir ve kullanılmaktadır İlkçağlarda malın malla değiştirildiği takas (değiş-tokuş) şeklinde yapılan ticaret, tarihi süreç içerisinde aşamalar geçirmiş ve giderek çeşitlenmiş ve karmaşıklaşmıştır.
İç Ticaret-Dış Ticaret Ayırımı BU noktada iç ticaret (dahili ticaret) ile dış ticaret veya uluslar arası ticaretin farkını belirtelim.
İç Ticaret: Alıcı ve satıcının aynı ülkede bulunduğu, ticaret konusu malın aynı ülkenin bir yöresinden diğerine nakledildiği veya aynı mahal içinde el değiştiği ticaret türüne iç ticaret (dahili ticaret) denir. İç Ticarette alıcı için de satıcı içinde ayni yasalar geçerlidir. Çünkü ticaret ayni ülkede yapılır.
Dahili ticaret yapıldığı ülkenin yasalarına tabidir. Yani alıcı da satıcı da aynı yasalar çerçevesinde iş yapar. Ancak, örneğin ABD gibi federasyon sistemiyle yönetilen ülkelerde, her eyaletin ticaret konusunda farklı kanunları olabilir. Dolayısıyla, farklı eyaletlerde bulunan alıcı ve satıcı değişlk yasal düzenlemelere tabidir.
İç ticaret, kural olarak ülkenin millî parası üzerinden yapılır. Ancak dolarizasyon olgusunun hakim olduğu ülkelerde, millî paranın istikrarsızlığı nedeniyle, Dolar, Sterling veya Euro gibi bir dövizin fiilen ödeme aracı olarak kullanıldığı görülür. Türkiye dolarizasyon ülkelerine bir örnektir. Bu noktada dış ticaretin ne olduğunu irdeleyebiliriz.
Dış Ticaret : Alıcı ve satıcının ülkeleri farklı olduğunda, buna dış ticaret, uluslararası ticaret veya sınır-ötesi ticaret denir. Farklı ülkeler arasında yani sınır-ötesine mal ve hizmet hareketleri yapılmasını gerektiren dış ticaret dünya ekonomisini etkileyen en önemli iktisadi faaliyetlerden biridir Fakat,dış ticarette, iç ticarette olmayan bazı riskler bulunur.
Döviz kuru riski : Mal veya hizmeti ihraç eden ile ithal eden şirketin ülkelerinde farklı para cinsleri milli para olarak tedavül eder. İki paranın birbiri cinsinden fiyatı demek olan döviz kuru her an değişir. Bu durum hem alıcı hem satıcı yönünden kur riski yaratır. Transfer riski: İthalatçı ülkede devlet otoritesinin yurt dışına döviz transferini yasaklaması ihtimali transfer riskini oluşturur. Ülkemiz 1980 öncesinde döviz transferlerinde ciddi sıkıntılar yaşamıştır.
Politik riski: İthalatın yapıldığın ülke uluslar arası yaptırımlara maruz kalabilir ve bu yüzden fon transferi yapamaz hale gelebilir. Örneğin, 1990’lı yıllarda Libya’nın tüm mali varlıkları Birleşmiş Milletler kararıyla donduruldu ve bu ülke bankalar arasında para transferi yapmakta çok zorlandı. Bu durumdaki ülkeye yönelik ihracat bedelinin ödenmesinde büyük zorluklar yaşanacağı kesindir.
Dış ticaret tipik olarak farklı dili konuşan ülke insanları arasında cereyan ettiğinden, kendiliğinden bir iletişim sorunu meydana getirir. Tabii ki, bu zorluklarına karşın, dış ticaretin şirketlere yararları sayılamayacak kadar çoktur. Mesela,
- Gelir ve müşteri bakımından çeşitleme yaratır. Firmayı sadece iç piyasaya bağımlı olmaktan kurtarır. - İhracatta tahsilât sorunu olmaz. Hâlbuki, iç satışlarda ciddi tahsilat sorunu yaşandığı bir gerçektir. - Küresel ortamda dış ticaret sınırsız satış olanakları verir. İç pazar ne kadar büyük olursa olsun sınırlıdır. - İthalat sayesinde imalat maliyetlerini düşürmek mümkün olur. - Dış ticarette rekabet zorunluluğu şirketleri kurumsallaşmaya yöneltir. - Dış ticaret yeni finansman olanakları yaratır.
Bu Haber Toplam 17053 Defa Okunmuştur |
|
Yorumlar |
Bu Habere Toplam 9 Yorum Eklenmiştir. |
|
tercıh |
ben su anda yabancı dıl bolumu lıse son sınıf ogrencıyım dıs tıcater seecsem ıyı olur mu acaba dıye dusunuyorum yardımcı olabılır mısınız?
··· 16/04/2009 00:19, hacer |
|
|
Ödev |
Gerçekten işime yaradı.Tşklkr
··· 05/04/2009 10:13, Tuğçe |
|
|
ödevim |
bu konu ödevimde işe yaradı saolun valla
··· 24/02/2009 14:31, merve |
|
|
dış ticaret hakkında bilgi |
ben trabzn ticarat lisesi ikinci sınıf öğrencisiyim bn dış ticaret okumak istiyorum bna yardımcı olur musunuz?
··· 22/01/2009 18:40, kevser |
|
|
saolun |
çok teşekkürler
··· 22/12/2008 21:26, seyit ali ataman |
|
|
|
|
|
|
| |
SAKARYA'DA İKİ KİŞİ DE BATI NİL ATEŞİ VİRÜSÜ TESPİT EDİLDİ
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
| |
|
| |
|
Sakarya'da hava |
 |
|
|
|
| |
|
|