|
|
| Ders 11 : Akreditifler |
|
 |
03 Aralık 2007 14:21 |
|
| Ders 11 : Akreditifler |
Karakter Boyutu :  |
|
1- Tanımı
Akreditif, özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında bir bankacılık faaliyeti olarak gelişmiştir. Akreditif kelime anlamı olarak, itibar göstermek, tasdik etmek anlamlarına gelen “accredites” kelimesinden gelmektedir. Birbirini iyi tanımayan alıcı ve satıcı için güven unsuru oluşturan bir banka taahhüdü olarak ortaya işlev görür..
Ne borçlar ne de ticaret kanununda akreditifin hukuki niteliğini açıkça düzenleyen bir hüküm vardır
Akreditife BK.386/2 (vekalet) – BK.456 (havale) hükümlerinden yararlanılabilir.
BK.386 Vekil kendisine verilen işleri akit uyarınca görme borcu altına girer. “Diğer sözleşmeleri düzenleyen kanun hükümlerine tabi olmayan işlere vekalet kuralları uygulanır.” Vekile sözleşmeyi sağlaması durumunda ücret ödenir.
Akreditif Akreditif uluslararası işlemler uygulamasında kısaca L/C - Letter of Credit olarak adlandırılmaktadır. İhraç edilen malların bedellerinin ödenmesi konusunda belirli şartların yerine getirilmesinden sonra ödemenin yapılacağına ilişkin bir çeşit teminattır.
Akreditif, uluslararası ilişkilerde
“Documantery Credit” : Vesikalı Kredi
“Letter of Credit” : Kredi Mektubu
“Documantery Letter of Credit” : Vesikalı Kredi Mektubu
“Commercial Letter of Credit” : Ticari Kredi Mektubu
deyimleriyle geçer.
Akreditifler Milletlerarası Ticaret Odası Yürütme Kurulu tarafından Nisan 1993 tarihinde kabul edilerek 01Temmuz 2007 tarihinde yürürlüğe giren “Vesikalı Krediler için Yeknesak Teamül ve Uygulamalar” başlıklı 600 sayılı Broşür ile son şeklini almıştır. 600 sayılı broşürde Akreditifin tanımı şu şekilde yapılmıştır :
Bir müşterinin talimatı uyarınca ve talebi ile hareket eden bir bankanın (Amir Banka), akreditif koşullarının yerine getirilmiş olması kaydıyla ve akreditifte öngörülen vesaikin ibrazı karşılığında;
i) üçüncü bir şahsa (Lehdar) veya onun emrine ödeme yapılacağı veya lehdarın çekeceği poliçeleri kabul edeceği ve ödeyeceği;
veya
ii) böyle bir ödemeyi yapması veya çekilen poliçeleri kabul etmesi ve ödemesi için diğer bir bankayı yetkili kıldığı;
veya
iii) diğer bir bankayı iştira işlemi yapmaya yetkili kıldığı
adı ve tanımlaması ne olursa olsun herhangi bir düzenleme anlamına gelir.
Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi akreditif sadece bir banka tarafından açılabilir. Bununla birlikte uygulamada, özel finans kurumları (katılım bankaları) tarafından da akreditif açıldığı görülmektedir.
Ekonomik ve ticari ilişkilerin uluslararası boyuta taşınması, kişiler ve devletler açısından dış ticarette ödeme yöntemleri kavramını getirmiştir tarafların edimlerini aynı anda ifa etmelerini güçleştirmektedir. Bu durum ise taraflar açısından belirli bir riski ortaya çıkarmaktadır.Alıcı malın istediği kalite ve durumda eline geçmesini ve mal bedelini malı teslim aldıktan sonra ödemek ister. Satıcı ise, mal bedelinin ödeneceğinden emin olmak, için malı göndermeden evvel bedelini tahsil etmeyi yeğler. Hatta bazı hallerde malın üretiminden önce bedelinin garanti edilmesini ister . Bu çıkar çatışması neticesinde akreditif sistemi ortaya çıkmıştır Akreditif, uluslararası ticari ilişkilerde, tarafların bu tür endişelerini en aza indirmek için geliştirilmiş olan bir ödeme yöntemidir. Akreditifte Alıcı ve satıcıya ek olarak bankaların itibarları da devreye sokulmak suretiyle çözüm getirilmiştir.
İçerdiği kredi kelimesine(letter of credit) rağmen, asıl olarak akreditif sadeece bir kredi aracı değil, ayni zamanda ödeme aracıdır. İthalatçının ülkesindeki bir banka, ihracatçının ülkesindeki bir banka aracılığıyla belirli bir parayı ihracatçıya, istenilen vesaiki önceden saptanan bir süre içinde ibraz etmesi koşuluyla ödemeyi taahhüt etmektedir
2- Genel Olarak Akreditifin Özellikleri
Akreditifler iki ayrı ülkede, birbirinin mali durumunu bilmeyen iki firmanın mal alışverişinde, aralarında yaptıkları sözleşme şartlarının yerine getirilememesi nedeniyle tarafların zarar görmesini önlemek amacıyla, muteber bir bankanın araya girmesi ile yapılan ve ödemenin aracı bankaya talep edilen belgeler teslimi karşılığında yapılmasını taahhüt eden yazılı bir sözleşmedir. Başka bir anlatımla akreditif şartlı bir banka garantisidir.
Uluslararası ticarette hem alıcı hem de satıcı tarafta birbirlerini çok iyi tanıyamadıkları için karşı taraf hakkında bir güvensizlik duygusu vardır. Ayrıca farklı ülkelerde farklı kambiyo rejimleri uygulandığı için karşılıklı bir risk içindedirler. Alıcı sözleşmede standartları belirlenen malları zamanında almak, satıcı ise sattığı malın bedelini eksiksiz ve zamanında tahsil etmek amacındadır. Satıcı akreditif şartlarına uygun hareket etmezse yani sözleşmede anlaşılan standartlarda malı zamanında yollamazsa, banka hiç bir şekilde ödeme yapmaz. Bu ise alıcı açısında bir güven unsurudur. Bu sebeplerden dolayı akreditif her iki taraf için de en yüksek düzeyde güvence sağlayan bir ödeme türü olma özelliğini taşır.
Avantajları nelerdir?
Alıcı Açısından;
Banka, akreditif şartlarını yerine getirmeyen ya da eksik gerçekleştiren satıcıya ödeme yapmadığı için alıcı güvencededir.
Malların sözleşme şartlarına uygun ve vadesinde yüklenmesini sağlar.Aksi halde,satıcı parasını alamayacaktır.
Satıcı Açısından;
Malın sevk edilmesi ve vesaikin akreditif şartlarına ve uluslararası ticaret kurallarına uygun olarak hazırlanması durumunda; ödemeyi akreditifi açan banka kesin olarak taahhüt ettiğinden alacağı garanti altındadır.
Akreditifte belirlenen şartları yerine getirdiği anda ödeme yapıldığı için satıcıya finansman kolaylığı sağlar.
3- Akreditifin Fonksiyonları
Teminat-Ödeme-Kredi olmak üzere üç fonksiyonu vardır.
-Teminat fonksiyonu (hem alıcı hem de satıcı): için belgelerin açıkça belirtilmesi ve akreditif şartlarına sıkı sıkıya bağlılık prensibine uyulması gerekir. Nihai oılarak, amir bankanın ödeme yükümlülüğünüğü içerir. Yani, amir bankanın ödeme gücü ihracatçı, ithalatçı teyit bankası, görevli banka ve iştira bankası için teminat teşkil eder.
-Akreditif milletlerarası ticarette bir ödeme aracıdır. Ödemeleri temiz ödeme (clean payment) ve belgeli) ödeme (documantary payment)diye ikiye ayrılır. Akreditif tahtındaki ödemeler belgeli ödemedir.
-Akreditifin ihracatçı lehine belirli koşullara bağlı bir kredidir. Ayrıca, iştira ve teyit bankaları da amir bankaya açtıkları kredi meyanında teyit ve ödeme yaparlar.
Amir ile Lehdar arasındaki ilişki satış, hizmet veya sair bir çeşit sözleşmenin akdedilmesini gerektirebilir. Taraflar ödemenin akreditif yoluyla yapılmasını da kararlaştırabilirler. Akreditif ilişkisi ise dayandığı asıl sözleşmeden tamamen bağımsız bir ödeme yöntemidir. Akreditifin kendisi, kural olarak ne alıcıya ve ne de satıcıya bir banka kredisi sağlar.
Akreditif yükümlülüğü sadece belgelerin incelenmesine dayanır; mallarla ilgili değildir. Dış görünüşleri itibarıyla akreditif koşullarına uygun belgeler karşılığında banka, akreditif bedelini ödemek zorundadır. Bu kural, MTO 500 sayılı broşürün 3.maddesinde “Bağımsızlık Prensibi” olarak açıkça belirtilmiştve 600 nolu bröşürde tekrarlanmıştır. . Bir bankanın akreditife ilişkin ödeme, poliçe kabul etme iştira veya diğer herhangi bir yükümlülüğü, amirin akreditif bankası veya lehdarla olan ilişkisinden kaynaklanan hak taleplerine ve savunmalarına tabi değildir.”
Yine MTO 600 sayılı broşürde açık olarak akreditifin mallarla ilgisi olmadığı vurgulanmıştır.
“… ilgili taraflar belgelerin ilgili olabileceği mal, hizmet ve/veya diğer yapılan işleri değil, belgeleri gözönünde bulundurarak işlem yaparlar.”
Bağımsızlık Prensibi, akreditif işlemlerinin emin ve süratli bir biçimde işlemesini sağlayan temel kural niteliğindedir. Pratikte doğurduğu sonuç ise, Amir bankanın sözleşmeden doğan bir anlaşmazlık nedeniyle akreditiften dönüp, ödeme yapmayı reddedememesidir
Uluslararası bankacılıkta, geniş anlamı ile vesikalı/belgeli krediler (Documantery Credits) olarak anılan akreditif, uluslararası ticarette mal bedellerinin ödenmesi konusunda geliştirilmiş özel bir finansman tekniği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu prensibin tek istisnası, satış sözleşmesi hükümlerinin sahtecilik yoluyla ihlal edilmesidir. Bu durum bankanın akreditiften doğan borcunu etkileyebilir. Bankaların talimatları farklı yorumlamalarını önlemek için, akreditif amirinin vereceği talimatların açık, net ve satıcı ile yapılan sözleşmeye uygun olması gerekir. Yanı sıra talimatlar hem iç mevzuat hükümlerine ve hem de uluslararası teamüllere uygun olmalıdır
4- Akreditifin Tarafları
Bir akreditif işleminde genel olarak “Amir”, “Akreditif Bankası” ve “Lehdar” olmak üzere en az üçlü bir ilişki sözkonusudur. Yanı sıra, farklı işlevleri yerine getirmek üzere görevlendirilen ve bu işlevlerine göre adlandırılan çeşitli bankalar akreditife aracılık yapabilirler.
a) Akreditif Amiri (Applicant, Orderer, Principal)
Akreditif işlemini başlatan ithalatçı, yani satım akdinde alıcıdır.
Ödemenin akreditif yoluyla gerçekleştirileceğine karar verildikten sonra, Akreditif Amiri ülkesindeki bankasına müracaat ederek akreditifi açtırır.
Satıcıyla yapmış olduğu sözleşmeye veya ondan aldığı proforma faturaya göre akreditifin cinsini, şartlarını ve aranacak belgelerin ayrıntılarını bankasına bildirir. Böylece akreditifin içeriğini belirler. Akreditif şartları ile, alıcı ve satıcı arasında kararlaştırılan satış akdinin şartları aynı olmalıdır. Akreditif şartlarının farklı olması halinde lehdarın bu akreditifi reddetmesi gerekir. Aksi takdirde, satış akdinde değişikliği kabul ettiği iddiası ile karşılaşacaktır.
Akreditifteki belgelerin belirlenmesi alıcı için çok önemlidir. Malların sözleşmeye uygunluğunu sağlayacak olan tek şey sadece belgelerdir. Genel olarak Bankaların kullandıkları akreditif açma teklif mektuplarında;
İthalatçı firmanın unvanı, adresi
Satıcı firmanın unvanı, adresi
İthalat belgesi tarihi, no. ve geçerlik süresi,
Akreditif vadesi, ithal vadesi,
Akreditif döviz cinsi ve tutarı,
Ödeme vadesi, poliçe vadesi,
Kısmi sevkiyata izin verilip verilmediği,
Yükleme yeri, varış yeri,
Yükleme vadesi, teslim şekli (FOB/CF CIF)
Malın cinsi, miktarı, birim fiyatı,
Menşe şahadetnamesi istenip istenmeyeceği,
Fatura adedi…. asıl, … suret,
Yükleme vesaikinin düzenlendiği tarihten itibaren muhabir bankaya ibraz süresi, ibraz yeri,
Muhabir banka teyidinin istenip istenmediği,
Sigortanın kimin tarafından yapılacağı,
Sevkiyatın yapılacağı vasıta,
Muhabir masrafları, komisyonlar,
Özel şartlar
Yer almakta, ayrıca akreditifin milletlerarası yeknesak kurallara tabi olduğu belirtilmektedir.
Akreditif şartlarının yerine getirilmesi halinde de ödeme, iştira, poliçe kabul yetkisi verebilir ve bu yetkiler sonucu muhabirine (veya doğrudan lehdara) karşı ödeme taahhüdüne girer.
Akreditif bankası, amirin talimatlarını muhabirine ya da lehdara iletirken, hem iç mevzuatı ve hem de MTO kurallarını gözönünde bulundurmak zorundadır.
b) Lehdar (Beneficiary)
Lehine akreditif açılan, ihracatçıdır. Akreditif konusu malın satımı konusunda Akreditif Amiri ile sözleşme yapmıştır ve bu mal veya hizmetleri satan, ihraç eden taraftır.
Akreditif şartlarına uygun belgeleri bankaya ibraz etmesi halinde, akreditif bedelini tahsil eder veya belgelere ekli bulunan poliçesine, ilgili bankadan kabul imzası alır.
Lehdarın hazırladığı belgeleri, akreditif vadesi veya belirlenen sürede bankaya ibraz etmesi gerekir. Lehdar kural olarak bunun dışında herhangi bir borç altına girmez. Bunun tek istisnası, komisyonları lehdarın ödeyeceği belirtilmiş ve akreditif işlemi tamamlanmamış ise, lehdarın komisyon borcundan sorumlu olmasıdır
c) Akrefitifte Amir Banka( Opening Bank, İssuer Bank)
Amir Banka ödeme sorumluluğunu nihai olarak üstlenen bankadır ve bu sorumluluğu ithalatçı adına üstlenir. İthalatçının ödeme yeterliliği akreditif dışında kalır. Amir Banka akreditifte en ağırlıklı bankadır. Ona ağırlık kazandıran husus ise nihai ödeme yükümlülüğünü üstlenmiş olmasından ileri gelir. Bu yükümlülüğe girmesi, sorumluluk = yetki anlamına gelmektedir. Bankalar arasında en yetkili olanıdır. Ödemeyi yapan banka (iştira bankası) yaptığı ödemeyi aradaki başka bir bankadan alsa bile nihai ödemeyi Amir Banka yapar. Bu banka akreditif işleminde organizatör rolündedir, diğer bankalara, görev dağıtır.
İhbar veya teyit bankasını Amir Banka seçer. İhbar/Teyit bankasının hangisi olması gerektiği konusunda ithalatçı öneride bulunabilir. Amir Banka muhabir ağının verdiği imkânlar ölçüsünde bu önerileri, talepleri kabul edebilir.Diğer taraftan akreditifi iştira edecek olan bankanın hangi banka tarafından ramburse edileceğini, yani rambursman bankasının hangi banka olacağını Amir Banka belirler. Bu vesile ile rambursman kelimesinin anlamını inceleyelim. Rambursman / reimbursement kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Bu sözcük –re ön eki ve imbursement sözcüğünün birleşmesinden oluşur. “Imbursement” ödeme demektir. –re ön eki ise İngilizcede önündeki fiilin tekrarını ifade eder. Böylece reimbursement tekrar ödeme demektir. Nitekim, reimbursement, ödenmiş akreditif bedelinin (ödeyen bankaya) ödenmesini ifade eder. Yani ikinci bir ödeme vardır. Amir Bankanın en yetkili kuruluş olması nedeniyle akreditifle ilgili talimatların tamamı bu banka tarafından verilir. Başka bir açıdan bakarsak akreditif mekanizmasına katılan bankalar bunu parasal menfaat için yaparlar. Amir Banka diğer bankalara görevler vererek onların para kazanmasını sağlar.
Bankalar arası muhabir ilişkilerinin en önemli unsuru bankaların birbirlerine kazandırdıkları komisyon ve ücretlerdir. Şayet ilk kez muhabir ilişkisi kurulması söz konusu ise bankalar birbirlerine belli tutarda gelir kazandırma sözü vermek suretiyle anlaşma yaparlar.
Bu Haber Toplam 2960 Defa Okunmuştur |
|
Yorumlar |
Bu Habere Toplam 1 Yorum Eklenmiştir. |
|
Devamını Bekleriz. |
Dış ticaret derslerini büyük bir keyifle okuyorum ve umarım ki devamı da gelir..
··· 01/03/2009 16:17, Faktas |
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
 |
| |
|
| |
|
Sakarya'da hava |
 |
|
|
|
| |
|
|